Kan Basıncı Ders Notları (Temel Meslek Uygulamaları)

Kan Basıncı Ders Notları (Temel Meslek Uygulamaları)                         

 Anatomi

Kalp yaşlanır mı ?                                                                                                                                                 

Kalp en dayanıklı organlardan ancak ortalama 40 yaşında yaşlanma belirtileri başlıyor. Sol karıncık duvarında oluşan kalınlaşma ve kalpte büyüme başlıyor. Kan pompalamada her yıl %1 oranında azalma baş gösterir. Düzenli kan basıncı kontrolü yapmaya başlamak gerekir.

Kan Basıncı 

Kan basıncı, dolaşım sistemi atardamarları içindeki kanın basıncıdır. Kan basıncı ölçümü tansiyon aleti yardımıyla yapılır. Kan basıncı, kanın kalpten pompalanmasına, ara damarcıkların direncine ve atardamar çeperlerinin esnekliğine bağlıdır.

Kalbin attığı esnada oluşan basınç, sistolik kan basıncı olarak tanımlanırken kalbin gevşemesiyle birlikte damarların içinde kalan basınç, diyastolik kan basını olarak tanımlanır. Kan basıncı ölçüldüğünde her iki basınç türüne ait veri elde edilir

Kan basıncı en çok Akciğer ve göbek bağı atardamarı kirli kan taşır. Kapakçık bulunmaz. Kan basıncı en yüksektir.

Arteryel kan basıncı ne demek?

Kalpten arterlere pompalanan kanın arter duvarına yaptığı basınçtır. Tansiyon olarak da adlandırılan Arteryel kan basıncı kalbin çalışma seviyesi ile ilgili fikir verir. Kan basıncı ölçüm birimi mm/Hg şeklinde ifade edilir. Kalbin her bir atımı sırasında damar duvarında iki türlü basınç meydana gelir.

Sistolik Kan Basıncı

Kalp kasılarak kanı aorta attığında arter duvarında çok yüksek basınç oluşur. Bu basınca “sistolik kan basıncı” veya “büyük tansiyon” denir.

Diyastolik Kan Basıncı:

Kalp gevşediğinde arter basıncı daha düşük düzeye iner. Bu basınca ise “diyastolik kan basıncı” veya “küçük tansiyon” denir.

: Yaşlara göre kan basıncı değerleri

Yenidoğan : 75/50

1-2 yaş : 100/65

4-6 yaş ; 100/60

10-12 yaş : 110/60

16-18 yaş ; 120/65

Yetişkin :120/80

 

Kan Basıncı Değişiklikleri

Hipertansiyon: Kan basıncının sürekli bir şekilde normal değerlerin üzerinde olmasıdır. Kan basıncının tek seferde yüksek olması hipertansiyon demek değildir. En az iki gün üst üste aynı ölçüm aletiyle yapılan ölçüm sonucunda sistolik kan basıncının 140 mm/Hg, diastolik kan basıncının 90 mm/Hg veya üzerinde olması durumunda hipertansiyon tanısı konur.

Hipotansiyon; Kan basıncının normal değerlerden düşük olması durumudur. Sistolik kan basıncının 90 mm/Hg, diastolik kan basıncının 50 mm/Hg veya daha düşük olması durumunda hipotansiyondan söz edilir.

Ortostatik [Postural (Duruşla İlgili)] Hipotansiyon: Aniden ayağa kalkma veya yatar pozisyondan aniden oturur pozisyona geçme sonucu oluşan hipotansiyon durumudur. Ani postural değişiklerde beyne giden kan miktarı azaldığı için kan basıncı düşer.

Kan Basıncında Değişikliğe Neden Olan Etkenler

  • Yaş: Kan basıncı değerleri yaş gruplarına göre farklılık gösterir
  • Cinsiyet: Erkeklerin kan basıncının kadınlardan yüksek olduğu gözlense de kadınların belli bir yaştan sonra kan basıncı erkeğe göre yüksek olabilir.
  • Günlük Döngü: Kan basıncı sabah en düşük, akşam saatlerinde ise en yüksek seviyeye ulaşabilir.
  • Duygusal Değişimler: Kaygı, korku, öfke durumlarında kan basıncı yükselir

. • İlaçlar: Antihipertansif ilaçlar (tansiyon düşürücü) ve diüretikler (idrar söktürücü) kan basıncını düşürür.

  • Beslenme: Aşırı yağlı ve tuzlu beslenme kan basıncının yükselmesine neden olur.
  • Hareket ve Spor: Fiziksel aktiviteler kan basıncının yükselmesine neden olur.
  • Diğer Etkenler: Kalıtım, ağrı, şişmanlık, sigara, yüksek dozda alkol vb. etkenler de kan basıncı üzerinde etkili olur.

Kan basıncının ölçüldüğü durumlar şunlardır:

  • Muayeneye başlamadan önce veya kliniğe yeni yatışlarda
  • Hekim istemine uygun zamanlarda
  • Diğer yaşam bulgularında değişiklik olması durumunda
  • İnvaziv girişimlerden önce ve sonra
  • Kalp ve dolaşım sistemini etkileyen ilaçların kullanımından önce ve sonra

NOT: Doğru kol ve manşon seçimi, hastanın ve kolun yüzüstü yatış pozisyonu verilmelidir. Pozisyonu, hastanın dinlenme süresi, stetoskobun doğru yerleştirilmesi, manşonun doğru seviyeye kadar şişirilmesi, manşonun havasının boşaltılma hızı gibi ölçütler kan basıncı ölçümünde doğru sonuç almayı etkileyen faktörlerdir.

Bir cevap yazın